Ben Söylemeden O Anlasın

ben-soylemeden-o-anlasin

İnsanın hissettiği üzüntülerin, kırgınlıkların, kızgınlıkların veya ihtiyaçlarının kendisi söylemeden karşı tarafın anlamasına yönelik beklentileri ilişkilerde sık rastlanan bir talep olsa da temeli çoğunlukla erken dönem anne ile bebek arasındaki o yakın ilişkiye dönme arzusuna dayanır.

Şöyle ki;

Bebek, hayatta kalabilmek için bir bakım verenin desteğine uzun süre ihtiyaç duyan, korunmaya kollanmaya muhtaç bir varlıktır. Yaşadığı endişe, korku, telaşa karşı duygularını regüle edebilecek bir repertuarı yoktur. Bebeğin fiziksel ve ruhsal tüm ihtiyaçlarına karşı annenin empatik yanıtı bebeğin hissettiği kaosun ve endişenin yatışmasını sağlar ve zamanla anne ve bebek birbirlerinin duygularını hissetmeye başlarlar. Aralarındaki bu özel yakınlık sayesinde anne; bebeğin çıkardığı seslerden, ağlamasının tonundan, bakışından neye ihtiyacı olduğunu anlamaya başlar. Bebek, acıktığı zaman anında meme gelir, korunmaya kollanmaya ihtiyaç duyduğunda, huzursuz hissettiğinde kucağa alınır, okşanır. Yani bebek neyi arzu ederse anne onun için o an oradadır. İnsan da ne kadar büyürse büyüsün bir yanı her ihtiyacının o daha söylemeden karşılanıyor olma halinden vazgeçmek istemez. İlişkilerinde de bir tarafı bu yakınlığı arar, korunmak, kollanmak, sevilmek, kapsanmak, anlaşılmak, önemsenmek ister. Bu ilişkilenme biçimini tekrar tekrar simüle etmeye çalışır. Ben söyledikten sonra ne kıymeti var ki der

Ancak bu özlenen ve arzulanan yakınlık, sadece erken dönemde anneyle kurulabilen bir ilişkidir. Anne dahi çocuğun o an ihtiyacı olan doyumu sağladıktan sonra zamanla yetersizlikler göstermeye başlar ve aslında bu eksiklikler çocuğun ego gelişimi için gereklidir de. Çünkü annenin çocuğunun ihtiyaçlarına yönelik her şeyi ilk baştaki haliyle karşılamaya devam etmesi durumunda egonun gelişmesine gerek kalmaz ve bağımlı ilişkiler ortaya çıkar.

Her ne kadar insan, ötekinin varlığıyla tamamlanmaya çalışıyor/çalışacak olsa da bu bir daha insanın eline geçebilecek bir pozisyon değil gibi. Biz söylemeden her şeyi anlayacak biri belki yok, olmayacak; ancak söyledikten sonra anlamaya çalışacak birinin varlığı da az şey değil, hatta epey kıymetli.

Psikolog Deniz Arkman

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest