Neden Erteleriz?

neden-erteleriz

Erteleme, çoğu insanın hayatının bir döneminde deneyimlediği bir durumdur. Kimi zaman bir sınava çalışmayı, kimi zaman önemli bir telefon görüşmesini, kimi zaman da uzun süredir yapmak istediğimiz bir projeyi erteleriz. Üstelik ertelenen işler çoğu zaman önemsiz ya da anlamsız olanlar değil; tam tersine bizim için değer  taşıyan, sonuçları önemsenen ve başarılı olmak istediğimiz işlerdir. Bu nedenle ertelemeyi yalnızca tembellik ya da motivasyon eksikliğiyle açıklamak yetersiz kalabilir.

Aslında Ertelediğimiz Şey Bir Duygu Olabilir mi?

Bazı araştırmalarda ertelemecilik bir duygu düzenleme sorunu olarak ele alınmaktadır. Duygularını anlamakta, tolere etmekte ve düzenlemekte zorlanan kişilerde erteleme davranışının daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Bir görev kişide kaygı, utanç, yetersizlik hissi, başarısızlık korkusu ya da bunalmışlık yarattığında, kişi çoğu zaman görevin kendisinden değil, bu duygulardan kaçınmaya çalışabilir. Görevi ertelemek kısa süreli bir rahatlama sağlar; bu rahatlama davranışı ödüllendirdiği için erteleme döngüsü tekrar eder. Bu nedenle kişi aslında görevi değil, görevin yarattığı olumsuz duyguyu ertelemiş olur.

Mükemmel Olma Baskısı

Ertelemenin arkasında bazen mükemmeliyetçilik de bulunabilir. Ancak araştırmalar mükemmeliyetçiliğin tek boyutlu bir yapı olmadığını göstermektedir. Bir araştırmaya göre yüksek standartlar koymak, başarılı olmak istemek ve kendini geliştirmeye çalışmak gibi özellikleri içeren mükemmeliyetçi çabalar ile erteleme arasındaki ilişki zayıf bulunmuş; hatta bu özelliklerin ertelemeyi azalttığı görülmüştür. Buna karşılık hata yapma korkusu, eleştirilme kaygısı, başkalarının beklentilerini karşılayamama endişesi ve yetersiz görünme korkusunu içeren mükemmeliyetçi kaygıların ertelemeyle güçlü biçimde ilişkili olduğu bulunmuştur. Dolayısıyla belki de sorun mükemmel olmak istemek değil, mükemmel olunamadığında bunun felaket olacağına inanmaktır.

Kendimize Karşı Fazla Sert Olduğumuzda;

Benzer şekilde, kişinin kendisine yönelik tutumu da erteleme üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Araştırmalar, kendini daha sert eleştiren kişilerin  daha düşük öz yeterlilik algısına sahip olduğunu ve daha fazla erteleme davranışı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Gündelik düşüncede kişinin kendine karşı ne kadar sert olursa o kadar disiplinli olacağı varsayılır. Oysa araştırmalar çoğu zaman bunun tersini göstermektedir. Sürekli hata yapmamaya, eksiksiz olmaya ve eleştirilmemeye odaklanan bir iç ses, kişiyi harekete geçirmekten çok ketleyebilir. Bu durumda kişi işten değil, işin sonunda aktive olacak sert öz eleştiriden kaçıyor olabilir.

Ertelemek Bazen Kendimizi Korumaktır.

Ertelemenin bazı durumlarda kendilik saygısını koruyan bir savunma işlevi gördüğü de düşünülmektedir. Bir işi son ana bırakmak, olası bir başarısızlık durumunda kişiye bir açıklama sunar. “Zaten son gece yaptım.” cümlesi, başarısızlığı doğrudan kişinin kapasitesine bağlamaktan koruyabilir. Bu anlamda erteleme benliği korumaya yönelik bir savunma olarak da işlev görebilir.

Başarı da Kaygı Yaratabilir.

Erteleme bazen başarısızlığın yarattığı yaralanmadan korurken, bazı durumlarda ise paradoksal biçimde başarıya yaklaşmanın yarattığı kaygılarla da ilişkili olabilir. Bazı durumlarda kişi, başarıya yaklaşırken ortaya çıkabilecek kayıp, ayrışma, cezalandırılma ya da beklentilerin artması gibi bilinçdışı tehditlerden korunmak için de erteleyebilir.

Başlamadığımız Sürece Her Şey Mükemmel Kalabilir.

Kişi henüz başlamadığı bir işle ilgili olarak zihninde kusursuz bir sonuç tasarlayabilir. Yazılmamış kitap mükemmeldir, başlanmamış proje olağanüstüdür. Eyleme geçmek ise kişinin kendi sınırlılıklarıyla ve gerçek performansıyla karşılaşmasını gerektirir. Bu da her zaman kolay değildir.

Ertelemek Söylenmemiş  Bir Hayır Olabilir.

Erteleme bazen bir kontrol ve direnç biçimi olarak da değerlendirilebilir. Özellikle görev, kişinin zihninde bir otoritenin talebi ya da dışarıdan gelen bir baskı olarak deneyimleniyorsa, erteleme bilinçdışı bir karşı çıkış işlevi görebilir. Kişi açıkça hayır diyemese de davranışıyla “İstediğini yapacağım ama senin istediğin zamanda değil.” mesajını verebilir.

Ertelediğimiz Şey Görev Mi, Yoksa Bir İlişki Mi?

Ertelemeye bir başka açıdan baktığımızda, kişinin yalnızca görevlerle değil, o görevlerin kendisinde uyandırdığı ilişki deneyimleriyle de karşı karşıya olduğunu düşünebiliriz. Bir ödev, proje ya da sorumluluk; eleştirel bir anne, talepkâr bir baba, hayal kırıklığına uğrayan bir ebeveyn ya da sevgisini başarıya bağlayan bir kişiyle karşılaşmayı temsil edebilir. Örneğin tez yazmayı erteleyen bir kişi yalnızca yazma sürecini değil, danışmanından gelecek geri bildirimi de erteliyor olabilir. Çünkü değerlendirilmek, eleştirilmek ya da yetersiz bulunmakla ilgili erken dönem ilişki deneyimleri bu süreçte yeniden canlanabilir.

Erteleyerek Neyden Korunuyoruz?

Bu açıdan bakıldığında erteleme tek bir nedenle açıklanabilecek bir davranış değildir. Kaygı, utanç, başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçi kaygılar, sert bir iç eleştirmen, direnç, kendilik saygısını koruma çabası, tümgüçlülük fantezileri ve geçmiş ilişki deneyimlerinin etkileri farklı kişilerde farklı ağırlıklarla devreye girebilir. Bu nedenle erteleme davranışını anlamaya çalışırken kişi neden başlamıyor sorusu kadar, hatta belki ondan daha fazla kişi erteleyerek neyden korunuyor  sorusunu sormak gerekiyor olabilir.

Kaynaklar

Bytamar, J. M., Saed, O., Khakpoor, S., & Hoseini, S. (2020). Emotion Regulation Difficulties and Academic Procrastination. Frontiers in Psychology, 11, 524588.

Powers, T. A., Koestner, R., & Zuroff, D. C. (2007). Self-Criticism, Goal Motivation, and Goal Progress. Journal of Social and Clinical Psychology, 26(7), 826–840.

Sirois, F. M., & Pychyl, T. A. (2013). Procrastination and the Priority of Short-Term Mood Regulation: Consequences for Future Self. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115–127.

Sirois, F. M., Molnar, D. S., & Hirsch, J. K. (2017). A Meta-Analytic and Conceptual Update on the Associations Between Procrastination and Multidimensional Perfectionism. European Journal of Personality, 31(2), 137–159.

Xie, Y., Yang, J., & Chen, F. (2018). Procrastination and Multidimensional Perfectionism: A Meta-Analysis of Main, Mediating, and Moderating Effects. Social Behavior and Personality, 46(3), 395–408

Uzman Psikolog Deniz Arkman

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest