Sağlıklı Narsizm ve Patolojik Narsizm Ayrımı

saglikli-narsizm

Genellikle narsisistik kişi denildiğinde akla kendini aşırı beğenen, kibirli biri gelir. Oysa görülmeyi, onaylanmayı, takdir edilmeyi, değerli hissetmeyi ve hissettirilmesini istemek insana özgüdür.
 
Hepimiz okuduğumuz bir kitabı, izlediğimiz bir filmi, gittiğimiz bir tiyatroyu paylaşmak isteriz. Deneyimimizin bir karşılığı olsun, bir yerde yankı bulsun, bir işe yarasın isteriz. Bu açıdan bakıldığında, eğer onay alma motivasyonu eşlik ediyorsa, bir film izlemekten anlatmaya ve bilgi paylaşmaya kadar pek çok eylem narsisistik bir boyut içerebilir. Bu metni yazarken ya da bu konuyu anlatırken yalnızca bilgi verme motivasyonuyla hareket ettiğimi söylemek gerçekçi olmaz; burada da bir narsisistik doyum alanı vardır.
 
Peki, o halde sağlıklı narsisizmle patolojik narsisizmi nasıl ayırt edebiliriz?
 
Bu iki kavramı birbirinden ayıran temel nokta, ihtiyacın şiddeti ve kaynağıdır.
 
Sağlıklı narsisizmde kişi kendi başarılarıyla gurur duyar, takdir edilmekten hoşlanır; ancak dışarıdan alkış gelmediğinde yıkılmaz. Beğenilmek ister; ancak bu, ruhsal bütünlüğü belirleyen hayati bir zorunluluk değildir. Patolojik narsisizmde ise kişinin gün içindeki çabası bütünüyle beğenilme arayışına dönüşür. Başkasının hayranlığı, onayı ve takdiri hava gibi, su gibi yaşamsal bir ihtiyaç haline gelir.
 
Sağlıklı narsisizmde kişinin görece istikrarlı bir kendilik saygısı vardır. Kendine güvenebilmek ve kendisini sevebilmek için sürekli dışarıdan onay almaya ihtiyaç duymaz. Narsisistik patoloji derinleştikçe ise kişi, kendilik saygısını içeride koruyamadığı için ancak başkalarında hayranlık uyandırarak kendisine değer verebilir. Bu nedenle onay olmadığında, içeride hızla boşluk, değersizlik ve utanç duyguları belirir. Bu noktada öteki kişi, narsisistik yapılanmada giderek bir ilişki nesnesi olmaktan çıkar; daha çok kişinin kendilik saygısını ayakta tutmaya yarayan bir uzantıya dönüşür. Hayranlık sağladığı sürece ilişkide tutulur; bu işlev ortadan kalktığında ise bağ hızla zedelenir veya değersizleştirilir.
 
İki yapı arasındaki önemli farklardan biri de eleştiriye verilen tepkidir. Sağlıklı narsisizmde eleştiri, her zaman kolay olmasa da, gelişim için düşünülebilir bir alan açar. Patolojik narsisizmde ise en küçük bir yergi bile narsisistik yaralanmaya yol açabilir. Bu yaralanma çoğu zaman yoğun bir öfke ya da içe çekilme ile sonuçlanır.
 
Bir diğer ayrım da sağlıklı narsisizmde kişi, başkalarına yönelik takdirini ve beğenisini gösterebilir. Patolojik narsisizmde ise özellikle kişinin kendisinin iyi olmak istediği bir alanda başka birinin methedilmesi ciddi bir rahatsızlık yaratır. Çünkü bu durum, kırılgan kendilik yapısını tehdit eder.
 
Tüm bunlar düşünüldüğünde narsisistik kişi, sanıldığı gibi kendisini çok seven biri değildir. Aksine, başkasının hayran bakışları olmadan kendisini değerli hissedemeyen; hatta zaman zaman kendisine katlanmakta zorlanan biridir. Kendini sevebilmek için sürekli bir dış desteğe ihtiyaç duyar. Bu destek kesildiğinde ise, içeride tutunacak bir zemin kalmaz.

Klinik Psikolog Deniz Arkman

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest